Avrupa ve Osmanlı (18. Yüzyıl)

📚 Tarih-1 ⏱ 8 dk okuma 📊 Zorluk: Orta

Özet

Bu ünite, 18. yüzyılda Avrupa'nın merkantilist ve aydınlanma temelli değişimini, Osmanlı Devleti'nin denge siyaseti ve toprak kayıplarını, ayrıca Batı tarzı askeri ve idari ıslahatlarını incelemektedir.

Merkantilizm Küçük Kaynarca Antlaşması Lale Devri Nizam-ı Cedid Denge Siyaseti

18. Yüzyılda Avrupa'nın Genel Durumu ve Değişen Güç Dengeleri

  1. yüzyıl, Avrupa tarihinde devletler arası ilişkilerde dinî unsurların yerini tamamen güç dengesi (power politics) ve merkantilist ekonomi politikalarının aldığı bir dönüm noktasıdır. Bu yüzyılda Avrupa'nın siyasi haritası büyük devletler arasındaki rekabet, ittifaklar ve veri paylaşımına dayalı diploması ile şekillenmiştir. Westphalia Barışı'ndan (1648) sonra modern devletler hukuku ve merkeziyetçi mutlak monarşiler güç kazanmış; Habsburg Hanedanı (Avusturya), Fransa, İngiltere, Rusya ve Prusya dönemin ana aktörleri haline gelmiştir.

Merkantilizm ve Sömürgecilik Yarışı

Ekonomik gücün sahip olunan değerli maden (altın ve gümüş) miktarı ile ölçüldüğü merkantilizm, Avrupa devletlerini denizaşırı sömürgeciliğe yöneltmiştir. İngiltere ve Fransa başta olmak üzere sömürge imparatorlukları kuran devletler, hammadde temin etmek ve mamul madde satmak için pazar mücadelesine girişmiştir. Bu durum, yüzyılın ortalarında küresel çapta yaşanan Yedi Yıl Savaşları (1756-1763) gibi büyük çatışmaların temel sebebini oluşturmuştur. Savaş sonucunda İngiltere, Fransa'nın Kuzey Amerika'daki sömürgelerinin büyük kısmını ele geçirerek "üzerinde güneş batmayan imparatorluk" unvanına doğru ilk büyük adımını atmıştır.

Bilimsel Devrim ve Aydınlanma Çağı

  1. yüzyılda Newton, Descartes ve Galileo gibi isimlerle temelleri atılan Bilimsel Devrim, 18. yüzyılda Aydınlanma Çağı (Le Siècle des Lumières) ile felsefi, toplumsal ve siyasi alana taşınmıştır. Jean-Jacques Rousseau, Voltaire, Montesquieu ve Immanuel Kant gibi düşünürler; aklın üstünlüğünü, insan haklarını, kuvvetler ayrılığı prensibini ve sosyal sözleşme teorilerini savunmuşlardır. Bu fikir akımları, geleneksel otoriteyi ve mutlak krallıkların ilahi hak iddialarını sarsarak nihayetinde 1789 Fransız İhtilali'ne giden süreci tetiklemiştir.

18. Yüzyılda Osmanlı Devleti'nin Genel Siyaseti ve Diplomasi

Osmanlı Devleti, 17. yüzyılın sonlarında imzalanan Karlofça Antlaşması (1699) ile ilk defa büyük ölçüde toprak kaybetmiş ve stratejik olarak taarruzden savunmaya çekilmiştir. 18. yüzyılda Osmanlı dış politikasının temel amacı, kaybedilen toprakları geri almak (özellikle Karlofça ve İstanbul antlaşmalarıyla kaybedilen yerleri) ve Avrupalı devletlerin ittifaklarına karşı denge siyaseti izlemektir.

1700-1718 Dönemi ve Pasarofça Antlaşması

Rusya'nın sıcak denizlere inme politikası çerçevesinde Karadeniz'e hakim olma çabaları, Osmanlı-Rus ilişkilerini germiştir. Prut Savaşı (1711) sonucunda Osmanlı Devleti, Baltacı Mehmet Paşa komutasında önemli bir zafer kazanmış ve Azak Kalesi'ni geri alarak Rusya'nın Karadeniz'e çıkışını engellemiştir. Ancak ardından Venedik ve Avusturya ile yapılan savaşlarda başarısız olunmuş, Pasarofça Antlaşması (1718) imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, kaybettiği toprakları geri alma ümidinden büyük ölçüde vazgeçmiş ve içeride Lale Devri ile başlayan barış ve ıslahat dönemine girmiştir.

Yüzyılın Diğer Önemli Antlaşmaları ve Denge Siyaseti

  • Belgrad Antlaşmaları (1739): Rusya ve Avusturya'nın ortak saldırılarına karşı Osmanlı Devleti başarı sağlamıştır. Fransa'nın arabuluculuğu ile imzalanan Belgrad Antlaşmaları, Osmanlı'nın 18. yüzyılda imzaladığı son karlı antlaşmadır. Bu başarı karşılığında Fransa'ya verilen kapitülasyonlar 1740 yılında sürekli hale getirilmiştir.
  • Küçük Kaynarca Antlaşması (1774): Osmanlı-Rus savaşlarının en ağır yenilgilerinden biridir. Kırım'a bağımsızlık verilmiş, böylece ilk defa halkı müslüman olan bir toprak parçası Osmanlı'dan koparılmıştır. Ayrıca Rusya'ya Osmanlı sularında ticaret hakkı ve İstanbul'da elçi bulundurma yetkisi verilmiş, Rusya Osmanlı'daki Ortodoksların haklarını koruma bahanesiyle iç işlerimize karışma imkanı elde etmiştir.
  • Yaş Antlaşması (1792): Kırım'ın Rusya'ya ait olduğu resmen kabul edilmiş ve Osmanlı Devleti dağılma sürecine resmen girmiştir.

18. Yüzyılda Osmanlı Islahatları (Yenilik Hareketleri)

Osmanlı devlet adamları, 18. yüzyılda yaşanan askeri mağlubiyetlerin temel nedeninin Avrupa'nın askeri ve teknik üstünlüğü olduğunu fark etmişlerdir. 17. yüzyıldaki ıslahatlar genellikle "özüne dönme" (Kanuni devri kanunlarına uymak) eksenliyken, 18. yüzyıl ıslahatlarında Avrupa'yı örnek alma eğilimi ön plana çıkmıştır.

Lale Devri (1718-1730)

Pasarofça Antlaşması ile başlayıp Patrona Halil İsyanı ile sona eren dönemdir. Bu dönemde savaşlardan ziyade barış politikası izlenmiş, Avrupalı devletlerin başkentlerine (Paris, Viyana vb.) ilk kez geçici elçiler gönderilerek Batı'daki gelişmeler yakından takip edilmiştir. Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika tarafından ilk Türk matbaası kurulmuştur. Çiçek hastalığına karşı aşılama uygulanmış, ilk defa itfaiye teşkilatı (Tulumbacılar Ocağı) kurulmuş ve kumaş, çini imarethaneleri açılmıştır. Yenilikler saray ve çevresinin lüks yaşamına odaklandığı ve halkın ekonomik sıkıntılarına çözüm bulamadığı için Patrona Halil İsyanı ile yıkılmıştır.

I. Mahmud ve III. Mustafa Dönemi Islahatları

  • I. Mahmud: Askeri alanda ilk köklü Avrupa tarzı ıslahatları yapan padişahtır. Humbaracı Ahmed Paşa (Claude Alexandre de Bonneval) orduyu Avrupa tarzı organize etmiş, Batı tarzı subay yetiştiren ilk okul olan Hendesehane açılmıştır.
  • III. Mustafa: Sürat Topçuları Ocağı kurulmuş, deniz subayı yetiştirmek amacıyla Mühendishane-i Bahr-i Hümayun açılmıştır. Sadrazam Ragıp Paşa maliyeyi düzeltmek için çalışmalar yapmıştır.

I. Abdülhamid ve III. Selim Dönemi Islahatları

  • I. Abdülhamid: Celal es-Sahaf ve Halil Hamid Paşa öncülüğünde maliye ve askeri alanda ıslahatlar yapılmıştır. Ulubatlı Hasan'dan bu yana ilk kez lağımcı ve sürat topçuları ıslah edilmiş, esham sistemi (iç borçlanma senetleri) uygulanmaya çalışılmıştır.
  • III. Selim (Nizam-ı Cedid): Yeniliklerin tamamına verilen genel addır. Kabakçı Mustafa İsyanı ile sona eren bu dönemde Fransa ve diğer Avrupa devletleri örnek alınarak Nizam-ı Cedid adı verilen profesyonel bir düzenli ordu kurulmuştur. Bu ordunun masraflarını karşılamak için İrad-ı Cedid hazinesi oluşturulmuştur. Selimiye Kışlası inşa edilmiş, Londra, Paris, Berlin gibi önemli merkezlerde daimi elçilikler açılmıştır. Yerli malı kullanımı teşvik edilmiş ve yabancı kitapların Türkçeye çevrilmesi sağlanmıştır.

Çözümlü Örnek Sorular

Örnek 1

Soru: 18. yüzyılda Osmanlı Devleti imzaladığı hangi antlaşma ile Karadeniz'in Türk gölü olma özelliğini büyük ölçüde kaybetmiş ve Kırım'ın bağımsızlığını kabul ederek ilk defa halkı Türk ve müslüman olan bir toprağı kaybetmiştir?

  • A) Pasarofça Antlaşması
  • B) Belgrad Antlaşması
  • C) Küçük Kaynarca Antlaşması
  • D) Yaş Antlaşması
  • E) Edirne Antlaşması

Çözüm: Küçük Kaynarca Antlaşması (1774), Osmanlı-Rus savaşları sonucunda imzalanmış ve Osmanlı tarihindeki en ağır şartlı antlaşmalardan biridir. Bu antlaşmayla Kırım'a bağımsızlık verilmiş, böylece halife sıfatıyla dini bağlar hariç olmak üzere Kırım üzerindeki siyasi ve hukuki hakimiyet kaybedilmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.

Örnek 2

Soru: Lale Devri'nde gerçekleştirilen kültürel ve idari faaliyetler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

  • A) İlk Türk matbaasının kurulması
  • B) Avrupa başkentlerine geçici elçiler gönderilmesi
  • C) Nizam-ı Cedid ordusunun kurulması
  • D) Çiçek aşısının uygulanması
  • E) Tulumbacılar Ocağı'nın kurulması

Çözüm: Nizam-ı Cedid ordusu, Lale Devri'nden çok sonra III. Selim döneminde kurulmuş olan yenilik hareketidir. Lale Devri'nde ise matbaa kurulmuş, geçici elçilikler açılmış, çiçek aşısı uygulanmış ve itfaiye teşkilatı kurulmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.


Sık Yapılan Hatalar

  • Hata: Lale Devri yeniliklerinin sadece askeri alanda yapıldığını sanmak.
  • Doğrusu: Lale Devri kültürel, sanatsal, mimari ve idari alanlarda (matbaa, elçilikler, çini, kumaş) yoğunlaşmıştır; bu dönemde köklü askeri ıslahat yapılmamıştır.
  • Hata: Nizam-ı Cedid kavramını sadece ordu olarak düşünmek.
  • Doğrusu: Nizam-ı Cedid, III. Selim döneminde yapılan askeri, mali, idari ve kültürel yeniliklerin bütününün adıdır; sadece orduyu ifade etmez.
  • Hata: Belgrad Antlaşması'nın kaybedilen toprakları geri alma ümidini bitirdiğini düşünmek.
  • Doğrusu: Kaybedilen toprakları geri alma ümidini bitiren ve savunma stratejisini kesinleştiren antlaşma Pasarofça Antlaşması'dır. Belgrad Antlaşmaları ise 18. yüzyılda kazanılan son karlı antlaşmadır.

Sınav İpucu

ÖSYM, 18. yüzyıl sorularında genellikle islahatların padişah eşleştirmelerini ve kaybedilen toprakların sırasını (özellikle Kırım'ın elden çıkış sürecini) yoklar. Küçük Kaynarca ile Kırım'ın bağımsız olduğunu (özerklik kazandığını), Yaş Antlaşması ile ise Kırım'ın tamamen Rusya'ya katıldığını unutmayın. Tarih soruları için resmi ÖSYM ve MEB müfredat duyurularını her zaman baz alın.

Bu konudan soru çöz

Avrupa ve Osmanlı (18. yy) konusundan soru çözmeye başla.

🚀 Soru Çözmeye Başla

Tarih-1 — Diğer Konular